Bilim adamlarının yaklaşık 40 yıldır üzerinde çalıştığı ve 20 bini aşkın kadını kapsayan araştırmanın sonuçlarının ilgi çekici olduğunu belirten Jinemed Sağlık Merkezleri’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Karacan, kadınların menopoza girdiği yaş ile ölüm yaşı arasında ilişki olduğunu söyledi.
Dr. Meriç Karacan, yapılan çalışmada menopoza her 3 yıl geç girişin ölüm riskini yaklaşık yüzde 1,6 kadar azalttığı belirterek, “Ölüm riskini arttıran en önemli neden menopoza erken girenlerde oluşan kalça kırıklarından doğan sorunlar gibi gözüküyordu. Ancak kalça kırığı sonrası uzun süre hareketsizlik kalp hastalıkları ve pıhtılaşma eğilimini artırıyor, bu da kadınların ölüm riskini yükseltiyor.
Benzer olarak erken menopoza giren kadınlarda, kalp hastalıklarından ölüm riski de daha yüksek bulundu. Menopoz yaşı ile felç riski arasında herhangi bir ilişki kurulamadı. Sadece erken menopoza girenlerde meme kanseri riskinin daha düşük olduğu saptandı” dedi.
Ayrıca diğer çalışmalarda da erken menopoza girenlerde kemik erimesine ve kırıklara bağlı olarak idrar yolu ve solunum sistemi sorunlarına bağlı ölümlerin daha sık ortaya çıktığı bulundu.
Bu bilgiler ışığında özellikle 40 yaşın altında menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi konusu tekrar gündeme geldi. Erken yaşta menopoza giren kadınlar uzun süre östrojen hormonundan yoksun kalacakları için bu kadınların doktor kontrolünde östrojen kullanmalarının yararlı olacağı da vurgulandı.
menapozamı girdim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
menapozamı girdim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Aralık 2008 Çarşamba
Menapozda Kilo Almak istemiyorsanız
1. Her öğünde dört besin grubundaki besinler (süt ve süt ürünleri, et ve benzeri besinler, taze sebze ve meyveler, ekmek ve tahıl grubu besinler) aynı öğünde bireyin gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmeli ve besin çeşitliliği sağlanmalı.
2. Süt-yoğurt grubundan 3-4 porsiyon tüketilmelidir. 1 porsiyon süt grubu= 1 su bardağı az yağlı yoğurt veya süttür. Ya da 2 karper kadar az yağlı peynir anlamına gelir.
3. Et ve et grubundan toplam 3 porsiyon tüketilmesi gerekir. 1 porsiyon et grubu= 2 köfte kadar tavuk-balık veya yağsız kırmızı et veya 1 tabak kuru baklagil yemeği veya 1 kase fındık-fıstık veya 1 adet yumurtadır.
4. Bitkisel özlü sıvı yağlar özellikle soya yağı ve erken hasat zeytinyağı menopozdaki kadınlar için hayat kurtarıcıdır.
5. Besin öğesi olmayan fitokimyasalların (karotenoidler, flavonoidler, isoflavonoidler, polifenoller vb.) tam olarak bilinmemekle birlikte, kronik hastalıklara karşı koruyucu etkisinin olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle çiğ sebze ve kabuklu meyveler, fitoöstrojen özelliği nedeniyle soya ve ürünleri beslenmelerinde yer almalıdır.
6. Osteoporoz ve kalp damar hastalıklarındaki koruyucu etkisi düşünülerek, omega 3 yağ asitlerinden zengin diyetlerin tüketilmesi önerilmektedir. Bunlar ceviz, balık, ayçiçeği yağı, soya yağı, ayçekirdeği, badem gibi besinlerin güvenli miktarlarda beslenmelerinde bulundurmaları gerekmektedir.
7. Basit şekerlerin yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Şekerin fazla tüketilmesinin sadece enerji sağlayarak, diyetin besin öğesi yoğunluğunu sınırlandıracağı unutulmamalıdır.
8. Sebze ve meyvelerden zengin diyetler uygulanmalı. Posa tüketimi arttırılmalı. Diyetle yeterli miktarda posa alınmasının kronik hastalıklardan (şeker hastalığı, kanser ve kroner kalp hastalığı vb.) koruyucu tedavi edici özelliği vardır. Ayrıca posa, barsak faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlayacaktır.
9. Hayvansal proteinden zengin besinlerin tüketilmesi doymuş yağ tüketimini de arttırır. Bu nedenle az yağlı süt ve süt ürünleri, yağsız etler, derisiz tavuk-hindi eti tüketimi hayvansal kaynaklı proteinlerdir.
10. Kalsiyumun yeterli miktarda tüketilmesi önem taşımaktadır.
11. Yemeklere aşırı tuz eklenmemeli ve tuzlanmış besinler fazla tüketilmemelidir.
12. Alkolden sakınılmalıdır. Alkol, bazı vitamin ve minerallerin vücutta kullanılmasına olumsuz etkide bulunur. Kemik oluşum hücrelerini harap eder ve kalsiyum emilimini bozar. Şişmanlığa zemin hazırlar.
13. Sigara içilmemelidir. Sigara kalp damar hastalıkları riskini arttıracağı gibi, D vitaminin aktif şekline dönüşümünü azaltır. Aynı zamanda kandaki C vitamini düzeyini ve serum östrojen düzeyini de düşürür.
2. Süt-yoğurt grubundan 3-4 porsiyon tüketilmelidir. 1 porsiyon süt grubu= 1 su bardağı az yağlı yoğurt veya süttür. Ya da 2 karper kadar az yağlı peynir anlamına gelir.
3. Et ve et grubundan toplam 3 porsiyon tüketilmesi gerekir. 1 porsiyon et grubu= 2 köfte kadar tavuk-balık veya yağsız kırmızı et veya 1 tabak kuru baklagil yemeği veya 1 kase fındık-fıstık veya 1 adet yumurtadır.
4. Bitkisel özlü sıvı yağlar özellikle soya yağı ve erken hasat zeytinyağı menopozdaki kadınlar için hayat kurtarıcıdır.
5. Besin öğesi olmayan fitokimyasalların (karotenoidler, flavonoidler, isoflavonoidler, polifenoller vb.) tam olarak bilinmemekle birlikte, kronik hastalıklara karşı koruyucu etkisinin olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle çiğ sebze ve kabuklu meyveler, fitoöstrojen özelliği nedeniyle soya ve ürünleri beslenmelerinde yer almalıdır.
6. Osteoporoz ve kalp damar hastalıklarındaki koruyucu etkisi düşünülerek, omega 3 yağ asitlerinden zengin diyetlerin tüketilmesi önerilmektedir. Bunlar ceviz, balık, ayçiçeği yağı, soya yağı, ayçekirdeği, badem gibi besinlerin güvenli miktarlarda beslenmelerinde bulundurmaları gerekmektedir.
7. Basit şekerlerin yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Şekerin fazla tüketilmesinin sadece enerji sağlayarak, diyetin besin öğesi yoğunluğunu sınırlandıracağı unutulmamalıdır.
8. Sebze ve meyvelerden zengin diyetler uygulanmalı. Posa tüketimi arttırılmalı. Diyetle yeterli miktarda posa alınmasının kronik hastalıklardan (şeker hastalığı, kanser ve kroner kalp hastalığı vb.) koruyucu tedavi edici özelliği vardır. Ayrıca posa, barsak faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlayacaktır.
9. Hayvansal proteinden zengin besinlerin tüketilmesi doymuş yağ tüketimini de arttırır. Bu nedenle az yağlı süt ve süt ürünleri, yağsız etler, derisiz tavuk-hindi eti tüketimi hayvansal kaynaklı proteinlerdir.
10. Kalsiyumun yeterli miktarda tüketilmesi önem taşımaktadır.
11. Yemeklere aşırı tuz eklenmemeli ve tuzlanmış besinler fazla tüketilmemelidir.
12. Alkolden sakınılmalıdır. Alkol, bazı vitamin ve minerallerin vücutta kullanılmasına olumsuz etkide bulunur. Kemik oluşum hücrelerini harap eder ve kalsiyum emilimini bozar. Şişmanlığa zemin hazırlar.
13. Sigara içilmemelidir. Sigara kalp damar hastalıkları riskini arttıracağı gibi, D vitaminin aktif şekline dönüşümünü azaltır. Aynı zamanda kandaki C vitamini düzeyini ve serum östrojen düzeyini de düşürür.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)